Oğuz Türkmen (Genç Bakış)

TERCİHİNİZ!

Zurnanın ‘zırt’ dediği yere, gürültü kirliliğine ve birbirinden kötü seçim şarkılarının bitimine 8 gün kaldı.

Ülke genelinde büyükşehirlerde iktidar-muhalefet çatışması şeklinde geçen seçim süreci Seferihisar’da daha önce örneği görülmemiş bir hâl aldı.

Uzun uzun anlatmaya gerek yok, her birimiz CHP’nin aday seçimi ve meclis üyesi fiyaskolarıyla, AK Parti’nin Hamit Nişancı ‘nın adaylığında ki emrivakisini biliyoruz.

Benim değinmek istediğim noktaysa ilçenin seçim sürecindeki duygu-durum değişikliği sorunsalı. Dünyanın her yerinde kişiler oy verecekleri siyasi parti yada adayla empatik-duygusal bağ kurar ve tercihlerini bu durumun sonucu belirler.

Oysa 31 Mart Seçimlerinde, yüzde yirmi beşlik kararsızların tercihlerinde dahi ana öge ‘nefret konsantrasyonu’ halini almış durumda. Belediyenin son on yılda takdire şayan kötü yönetimi, klientalizmin doruklarına sevdalanmış hali ve yolsuzluk iddialarıyla sarsılan prestiji bu nefret yoğun ilişkinin en çok zarar gören tarafı olmasına sebep oluyor.

Terazinin diğer ucundaki aday içinse getirilen eleştiriler başkanlığı döneminde ki tepeden bakan tavır, iktidarın gücünden kaynaklanan kibir ve on yılın sonunda misyonunu tamamlamış olduğunun düşünülmesi üzerine kuruluyor. Peki taraflar bu iddiaları nasıl savuşturuyor? Esas bilinmezlik de burada başlıyor zaten.

Seçmenler bir tarafta eleştirilerini şahsa yöneltirken, diğer taraftan kurumsal kimliğiyle bir partinin ilçeyi yönetme biçimine yöneltiyorlar. Hamit Nişancı kendisine söylenen tüm kötü yorumları okuduğunu ve bunların içinde doğruluk payı olanları gördüğünü, hem yaşının hem de yaşadıklarının kendine kattığı olgunlukla aynı yanlışa bir kez daha düşmeyeceğini söyleyip sempati toplayabiliyor.

Oysa İsmail Yetişkin’in böyle bir imkanı ne yazık ki yok. Belediyenin kötü yönetilmediğini söyleyemez maaşlar dahi ödenemiyor, adam kayırmacılık yok diyemez e hepimiz Seferihisar’dayız, yolsuzluk yok diyebilir de inanan çıkar mı? Bilemem.

Tunç Soyer günahıyla sevabıyla Seferihisar’ı on yıl yönetti ve bugün İzmir Büyükşehir Belediye’sinin CHP adayı olarak karşımızda. Bugüne kadar Türkiye’nin herhangi bir ilçe belediyesini yönetirken, şehir veya büyükşehir adayı olan tüm partiler, önceki ilçelerinde tabiri caizse tulum çıkararak bitirmişler seçimleri başkan kazanırsa bize de faydası dokunur diyerek.

Seferihisar’daysa gittiği her yeri şenlik alanına çeviren, sevgi gösterileriyle karşılanan, vaatleri ve cümleleri en çok konuşulan isim ilçe muhalefetinin adayı.

Bu sadece Hamit Nişancı’nın farkı mı yoksa Tunç Soyer ve CHP’nin yerel yönetim yetersizliği mi 1 Nisan sabahı hep beraber göreceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir